Cumhurbaşkanı yetkilerini artırmış
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Cumhurbaşkanı yetkilerini artırmış

15.09.2024 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

Resmi Gazete’de yayımlanan cumhurbaşkanı kararıyla (CBK); Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde değişiklik yapılmış. Yapılan değişikliklerle; aralarında Milli Piyango İdaresi Yönetim Kurulu üyeleri, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu üyeleri, Türkiye İş Kurulu Yönetim Kurulu üyeleri, il Emniyet kurulu üyeleri, il müftüleri, vali yardımcıları, hudut mülki idare amirleri ve kaymakamlar, Hazine Kontrolörleri Kurulu başkan yardımcılarının da aralarında olduğu yöneticilerinin atanmasında “Cumhurbaşkanının onayı ile atama yapılır” ifadesi, “Cumhurbaşkanı kararıyla atama yapılır” şeklinde değiştirilmiş. Listeden “spor müşavirleri” çıkarılmış.

Anayasa Mahkemesi (AYM), “Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi”nin bazı maddelerinde iptal kararları vermişti. (Cumhuriyet gazetesi, 1 Eylül 2024)

Haberi, başlığıyla birlikte gazetemizden aktardım. Cumhurbaşkanının yetkileri bir başka makam tarafından verilmiş olsaydı başlıkta “Cumhurbaşkanının yetkileri artırıldı” denirdi ve olurdu. Aslında, “Cumhurbaşkanı kendi yetkilerini artırdı” demek gerekir. Doğrusu bu.

Ama işlem, “Devlet benim” (L’État, c’est moi: Devlet, benim cismimdir. Devlet, benim.) diyen Navarra ve Fransa Hükümdarı XIV. Louis’ye atfedilen sözü anımsatıyor. “Her şey benden sorulur. Devlet yönetiminde benden başka kimse yok. Tek yetkili benim!”

“Devlet” ama hangi devlet? XIV. Louis’nin bu sözünü Osman Bey’den itibaren Osmanlı hanedanının bütün bey ve padişahları söylemedilerse bile “mülk” sahibi olarak davranmışlardır. “Mülk”, Osmanlı’da “devlet” anlamına da gelir, ama Osmanlı ailesine göre devlet aynı zamanda Osmanlı ailesinin malıdır. R.T. Erdoğan da bütün yetkileri kendinde toplayarak sanki aile saltanatı için adım(lar) atmakta.

Daha önce cumhurbaşkanı onayı ile atama yapılan birçok makam, artık cumhurbaşkanı kararı ile atanacakmış. Alt kademenin onay için bir adayı atama amirine sunması dünyanın her yerinde kullanılan bir yöntemdir. Yazımızda söz konusu olan atama amiri, AKP genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan. Peki R.T. Erdoğan atadığı kişiyi herkesten daha iyi tanımak olanağına sahip mi? Bu mümkün değil. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile bakanların atama yetkisi kaldırılmış. Cumhurbaşkanı Erdoğan 81 ilin Emniyet müdürünü belirleme yetkisini de kendi kendine vermiş. Biraz önce de yazdığım gibi, öneri makamı olan uzman ve yetkili birimler yok sayılarak birçok makama yapılacak atamalar, ilgili bakanlık ve kurumlarca belirlenip onaya sunulmayacak, atanacak isimleri de Erdoğan belirleyecek. Bu makamlar arasında TÜİK ve TOKİ başkan yardımcıları, Sayıştay savcıları, Polis Akademisi başkanı, adalet, mülkiye, maliye müfettişleri, vali yardımcıları ve genel müdür yardımcıları, kaymakamlar, Spor Toto, KİT ve Milli Piyango yönetimi, müftüler ile defterdar da var.

Aslına bakılırsa dünyanın bütün ülkelerinde atama yöntem ve yetkileri her kademe için bellidir, üst kademe alt kademenin yetkisine neden el koysun? Bu bir bürokratik skandaldır. Osmanlı’da bile padişahın kimleri atayacağı belliydi. Örneğin her yeni hükümdarın cülusundan sonra kadıların görevlerinin yeniden tayin ve tasdiki gerekliydi ama kadıların tayin, azil ve nakil işlemleri Anadolu ve Rumeli kazaskerlikleri tarafından yapılırdı.

Osmanlı zamanında şeyhülislam dini konularda en yüksek yetkiye sahip devlet görevlisiydi. Gerektiği zaman dini sorunlarla ilgili görüşlerini fetva yayımlayarak açıklardı. Bu fetvalar kanun niteliği taşırlardı. Ama herhangi bir padişahın aklına da dini konularda fetva yayımlamak gelmezdi. Padişah; sadrazamın, kazaskerin, şeyhülislamın yetkilerini kullanacağına onları görevden alıp yerlerine atama yapardı.

Bütün atama yetkilerini kendisinde toplamak görev başındaki insanların yetkilerini gasp etmek çok derin bir patolojik durumu işaret eder ki bu hükümet örgütünün çökmüş olduğu anlamına gelir. Sadece Tanrı tektir!

Yazarın Son Yazıları

Televizyon ve ben (2)

Görevde bulunduğum süre içinde televizyonda reklama karşı çıktım ve Başbakan Bülent Ecevit’e firmaların reklam giderlerini vergiden düştüklerini anlattım ama engel olamadım.

Devamını Oku
17.03.2026
Televizyon ve ben (1)

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim...

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026
Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025